Crown türkçesi Crown nedir

English: Does a cup of coffee cost one crown?
Turkish: Bir fincan kahve bir kron mu?

English: He has never been crowned with such glory.
Turkish: O böyle bir zaferle hiç taçlandırılmadı.

English: There's a crown here.
Turkish: Burada bir taç var.

English: You're the light of my eyes ... and crown of my head.
Turkish: Gözümde nursun ...ve başımda tacın.

English: A cup of coffee costs one crown.
Turkish: Bir fincan kahve bir kron.

Crown ingilizcede ne demek, Crown nerede nasıl kullanılır?
Crown a tooth : Dişe takılan diş kronu. Diş kaplama. Dişe koruyucu kaplama takmak.

Crown all : Üstelik en kötüsü.

Crown bit : Kronlu matkap. Taç-uç. Başlı matkap.

Crown cap : Taç kapak. Mantar kaplı metal musluk veya durdurucu. Gazoz kapağı. Metal gazoz kapağı. Şişelerin ağızlarına geçirilen. Şişe kapağı.

Crown colony : Kraliyet sömürgesi. İngiliz hukuku ile yönetilen britanya uluslar topluluğu sömürgesi. İngiltere hükumetinin yönetimi altında bulunan ingiliz sömürgesi.

Crown glass : Üfleme düz cam. Mercek camı. Ortası kalın pencere camı.

Crown princess : Veliaht prenses. Veliahtın karısı. Prenses.

Crown saw : Kovan testere. Alt kenarında kesici dişler olan testere.

Crown it all : Tüy dikmek. Üstüne üslük.

Crown prince : Veliaht. Veliaht prens.

İngilizce Crown Türkçe anlamı, Crown eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coronate : Kral veya kraliçeye taç giydirmek. Taçlı.

Remunerates : Emeğinin karşılığını ödemek. Emeğinin karşılığını vermek. Hakkını ödemek. Hakkını vermek. Emeğin ve hizmetin karşılığını vermek.

Attire : Giyinmek. Giyim. Elbise. Giysi. Kılık. Kıyafet. Kisve. Süs. Giydirmek.

Requiting : Altında kalmamak. Mukabele etmek. Öç almak. Karşılığını vermek. Acısını çıkarmak. Acısını çıkartmak. Mükafatlandırmak.

Beclouded : Şaşırmış. Bulutlanmış. Karartmak. Kafası karışmış. Bulutla kaplı. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutlandırmak. Zorlaştırmak. Şaşkına dönmüş.

Be crowned : Taçlanmak.

Crest : Sorguç. Sırt. Üzerinde kar aşındırmasının etkilerini taşıyan genç ve yüksek dağlarda, yan yana dorukların testere dişi ya da horozibiği görünüşündeki uçlarından her biri. Dorukucu. Dalga tepesi. Arma. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Kuşların başında bulunan etli çıkıntı ya da tüylerden yapılmış taç biçiminde püskül. Sorguç biçiminde yapmak.

Bring to completion : Bitirmek.

Bestrews : Saçmak. Dağıtmak. Yayarak kaplamak.

Remunerated : Karşılığı ödenmiş. Emeğinin karşılığını vermek. Hakkı ödenmiş. Hakkını vermek.

Crown synonyms : array, all pervading, requite, award a prize, requites, requited, culminate, circlet, beautifies, diadems, coronated, beclouding, recompensing, adorning, beautify, enthrone, clear up, adorn, recompensed, coronals, vest, coronets, bush, climax, complement, remunerate, bedecks, button up, coronet, hairband, bedighted, bedecking, bespreads.

Crown zıt anlamlı kelimeler, Crown kelime anlamı
Divest : Mahrum etmek. Soymak. Görevden almak. Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Kurtulmak. Yoksun bırakmak. Elden çıkarmak.

Crown ingilizce tanımı, definition of Crown
Crown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to invest with royal dignity and power. Hence, anything given on account of, or obtained by, faithful or successful effort. A wreath or garland, or any ornamental fillet encircling the head, especially as a reward of victory or mark of honorable distinction. To cover, decorate, or invest with a crown. A reward.