For free türkçesi For free nedir

Beleş.
Bedava.
Karşılıksız.
Bila ücret.
Ücretsiz.
Para almadan.
For free ile ilgili cümleler
English: Ali did it for free.
Turkish: Ali onu ücretsiz yaptı.

English: Ali found a place where he could play golf for free.
Turkish: Ali ücretsiz golf oynayabileceği bir yer buldu.

English: Ali got the ticket for free.
Turkish: Ali ücretsiz bilet aldı.

English: A great number of students battled for freedom of speech.
Turkish: Çok sayıda öğrenci konuşma özgürlüğü için savaştı.

English: That candidate stands for free trade.
Turkish: O aday serbest ticaret yanlısı.

For free ingilizcede ne demek, For free nerede nasıl kullanılır?
For : Yüzünden. Bir takımyıldızın adı. İçin. Dolayı. Çünkü. -e uygun. Olarak. -e. Uğruna. -dir.

Free : Muaf. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbestçe. Serbest bırakmak. Bedava. Ücretsiz. Rahatlatmak. Beleş. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.

National movement for free elections : Serbest seçimleri savunan hareket. Ulusal özgür seçimler hareketi.

For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.

For a certain sum : Belirli bir ücret karşılığı. Eğer belli bir miktar para verilirse.

For a consideration : Para karşılığı.

For a change : Fark için. Değişiklik olsun diye. Değişimin hatırı için.

İngilizce For free Türkçe anlamı, For free eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak For free ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cost free : Masrafsız. Verginsiz.

For nothing : Parasız. Haybeden. Boşa. Havadan. Boşuna. Nafile yere. Beleşten. Boş yere.

Dud : Başarısız kimse. İşe yaramaz. Başarısızlık. İşe yaramaz şey. Sahte. Fiyasko. Bozuk. İşe yaramaz kimse. Karşılıksız çek. Dandik.

Costless : Bedelsiz. Maliyeti olmayan.

Unreturned : Geri verilmemiş. Cevapsız. Yeniden seçilmemiş.

Complimentary : Övgü olarak verilen. Övgü dolu. Hediye olarak verilen. Hayranlık belirten. Fahri. İltifat eden. Parasız. Kompliman türünden.

Gratis : Ücretsiz olarak. Ücret karşılığı olmaksızın yapılan iş. Caba. Bedavadan. Yok yere. Sebepsiz.

Honorary : Bir görevin karşılığında ücret alınmaksızın yapılması. Onur verici. Fahri. Onur. Onursal. Ücret karşılığında olmaksızın. Ücretsiz yapılan.

Cheap as dirt : Sudan ucuz.

For free synonyms : unreciprocated, franco, buckshee, unpaid, uncovered, failure of consideration, free of charge, freely, free, outright, free of, unrequited, freebies, freebees, unanswered, franc, freest, freebee, feeless, gratuitous, on the house, free of rent, freer, dirt cheap.