RELATIVE CLAUSES KONU ANLATIMI

 RELATIVE CLAUSES KONU ANLATIMI 


Who, which, that, where gibi sözcüklerle başlayan ve bir cümledeki isimleri niteleyen ya da onlar hakkında ekstra bilgi veren cümleciklere ilgi cümlecikleri denir. İlgi cümlecikleri, cümle içinde bağımsız olmayıp ana cümleye bağlıdırlar. İlgi cümlecikleri, cümlede niteledikleri isimden sonra gelirler. Ancak Türkçede ilgi cümleciğinin, nitelediği isimden önce geldiğine dikkat edilmelidir. Şimdi iki cümleyi alıp ilgi cümleciği halinde tek cümleye dönüştürelim:

1) People live longer. (= İnsanlar uzun yaşarlar.)
2) They take physical exercise. (= Onlar kültür fizik yaparlar.)

Birinci cümledeki people sözcüğüne ‘hangi insanlar?’ sorusunu soralım. Cevap veren kısım, yani people sözcüğünü niteleyen kısım ilgi cümleciğidir (= kültür fizik yapan). Dolayısıyla ilgi cümleciği people sözcüğünden hemen sonra gelmelidir. Nitelenen isim de (people) insan olduğuna göre iki cümle who ile bağlanmalıdır:

People who take physical exercise live longer.
Kültür fizik yapan insanlar uzun yaşarlar.

Dikkat edilecek olursa ikinci cümledeki they öznesi, ilgi cümleciğinde atılmış ve yerine who getirilmiştir. Eğer nitelenen isim cansız olsaydı, o zaman ilgi zamiri olarak which ya da that kullanılacaktı:

Did your son like the present which/that you bought him for his birthday?
Oğlun, doğumgünü için ona aldığın hediyeyi beğendi mi?

which/that/who

Şimdi başka örneklerle konuyu daha iyi anlamaya çalışalım. Altı çizili kısımlar ilgi cümleciği, hemen öncesindeki sözcük(ler) ise nitelediği isimlerdir. Nitelenen isimlere ‘hangi?’ sorusunu sormayı unutmayın:

The burglar stole the gold ring which/that was in the safe.
Hırsız, kasada duran altın yüzüğü çaldı. (= Hangi yüzüğü çaldı?)

They were living in a flat that didn’t have a phone.
Telefonu olmayan bir evde oturuyorlardı. (= Hangi evde oturuyorlardı?)

A teacher who doesn’t like his job cannot teach well.
İşini sevmeyen bir öğretmen iyi öğretemez. (= Hangi öğretmen iyi öğretemez?)

I like books which describe other countries.
Başka ülkeleri anlatan kitapları severim. (= Hangi kitapları severim?)

People who watch TV a lot don’t read much.
Çok televizyon seyreden insanlar fazla okumazlar. (= Hangi insanlar fazla okumazlar?)

Yukarıdaki örneklerde, bir ilgi zamiri (who, that, which) kullanılması zorunludur.

İlgi zamirlerinin (who, which, that) kullanılmadığı durumlar

Defining relative clauses (tanımlayan ilgi cümlecikleri ⇒ ilerideki bölümlere bakınız) denilen cümle tiplerinde who, which, that ilgi zamirleri belli durumlarda atılabilir. Non-defining relative clauses’da (tanımlamayan ilgi cümlecikleri) bu mümkün değildir. Yani o tip cümlelerde mutlaka bir ilgi zamiri kullanılmalıdır. Konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım:

This is the car Martin wants to buy.
Bu, Martin’in almak istediği araba.

Aslında bu cümle, ‘This is the car which/that Martin wants to buy.’ olarak da kurulabilir. Her iki türlü de cümle doğrudur. Tanımlayan ilgi cümleciklerinde ilgi zamiri kullanılmasının zorunlu olup olmadığı, nitelenen sözcüğün özne ya da nesne durumunda olup olmamasına bağlıdır. Yukarıdaki cümlenin düz cümle hali, Martin wants to buy the car.’dır. Yani nitelenen car sözcüğü cümlenin nesnesi durumundadır. Bu durumda which ya da that atılabilir. Burada bir de pratik bir yol gösterelim. Eğer nitelenen isimden sonra (the car), bir özne (Martin) geliyorsa, cümleye ilgi zamiri konulsa da olur konulmasa da:

This is the cake (that/which) Gloria made.
Bu, Gloria’nın yaptığı pasta.

I feel sorry for the woman he married.
Evlendiği kadına acıyorum.

Ancak tanımlamayan ilgi cümleciklerinde (non-defining relative clauses), yukarıda da söz ettiğimiz gibi, ilgi zamiri atılamaz:

She worked with my brother, whom she later married. (Bu cümleden whom atılamaz)
Daha sonra evlendiği kardeşimle çalıştı.

whose/of which

Eğer bir kişi ya da bir şeye ait olan bir isimden söz ediliyorsa, insanlar için whose, cansızlar ve hayvanlar için of which kullanılır. Temel kural böyle olmakla birlikte, kimi zaman whose cansızlar ve hayvanlar için de kullanılabilir:

The man’s air conditioner was broken. He lives on the second floor. = The man whose air conditioner was broken lives on the second floor.
Adamın kliması bozuldu. Adam ikinci katta oturuyor. = Kliması bozulan adam ikinci katta oturuyor. 

The composition was very interesting. The sentences of the composition were long. = The composition, the sentences of which were long was very interesting.
Kompozisyon çok ilginçti. Kompozisyonun cümleleri uzundu. = Cümleleri uzun olan kompozisyon çok ilginçti.

I am looking for the person whose car is parked in front of my car.
Arabasını benim arabanın önüne park etmiş kişiyi arıyorum.

The child whose legs were broken in the accident is in hospital now.
Kazada bacakları kırılan çocuk şu anda hastanede.

who/whom

Who da whom da tanımlayan ilgi cümleciklerinde (defining relative clauses) kullanılabilir. Whom daha resmî bir kullanıma sahiptir:

He is the man who/whom I met yesterday.
Dün tanıştığım adam bu.

Tanımlamayan ilgi cümleciklerinde (non-defining relative clauses) who kullanmak pek yaygın değildir. Onun yerine whom tercih edilir:

Last year he met Lucy, whom he was later to marry.
Geçen yıl, daha sonra evleneceği Lucy ile tanıştı.(Bu cümle, ‘… he met Lucy, who he …’ diye söylense de pek tercih edilmez.)

İlgi cümleciklerinde edatların kullanımı

Kullanılan fiile ait bir edat (to, with, at …) varsa, ilgi cümleciğinde bu edat mutlaka yer alır. Bu tür cümleler, birkaç biçimde kurulabilir:

I listened to the music. It was very good.
Müziği dinledim. Çok güzeldi.

The music which we listened to was very good.
The music that we listened to was very good.
The music to which we listened was very good.
The music we listened to was very good.
Dinlediğimiz müzik çok güzeldi.

Örnekte de görüldüğü gibi, listen fiilinin edatı to’dur ve dört cümle biçiminde de kullanılmıştır. Eğer cümle which ile bağlanıyorsa to, ilgi cümleciğinin başına ya da sonuna konulabilir. Cümle that ile bağlanıyorsa to, yalnızca sona konur. Daha önce de belirtildiği gibi, nitelenen isimden (the music) sonra cümleciğin öznesi (we) varsa, o zaman hiçbir ilgi zamiri konmayabilir. Ancak yine de edat kullanılmak zorundadır.

He is the author I talked about.
He is the author that I talked about.
He is the author whom I talked about.
He is the author about whom I talked.
Sözünü ettiğim yazar bu.

where, why, when

İlgi cümleciklerinde nitelenen sözcük bir yer ise where kullanılır. Ancak söz konusu yerin tarif edildiği cümlelerde where kullanılmaz. Onun yerine which ya da that kullanılır:

This is the house where I was born.
Doğduğum ev burası.

This is the house which/that I want to buy.
Almak istediğim ev bu. (= … house where … denmez)

İlk cümlede, evde yapılan bir fiille birlikte house sözcüğü niteleniyor (I was born in this house.). Yani ‘doğmak’ fiili söz konusu evde yapılmış. Bu durumda which ya da that olmaz, sadece where olur. İkinci cümlede ise evde yapılan bir fiilden söz edilmiyor. Sadece ev tarif ediliyor. Bu durumda da where denmez, which ya da that denir. Başka örneklere bakalım:

She would like to live in a country where it never snows.
Hiç kar yağmayan bir ülkede yaşamak istiyor.

That’s the place where the accident occurred.
Kazanın olduğu yer işte burası.

That is the café where we held the meeting.
Toplantıyı yaptığımız café burası.

Where ile yapılan ilgi cümlecikleri başka biçimlerde de yapılabilir:

This is the house where I was born.
This is the house which I was born in.
This is the house in which I was born.
This is the house that I was born in.
This is the house I was born in.
Doğduğum ev burası.

Ancak somewhere, anywhere, everywhere, nowhere ve place sözcüklerinden sonra where yerine that kullanılabilir, hatta that kullanılmadan bile ilgi cümleciği kurulabilir:

I need a place (that) I can stay for a month.
Bana, bir ay kalabileceğim bir yer lazım.

Have you got somewhere (that) I can sleep for half an hour?
Yarım saat uyuyabileceğim bir yerin var mı?

Why ise cümledeki reason sözcüğünü niteler:

This is the reason why I left early.
Erken ayrılmamın nedeni bu.

The police never found out the reason why the man was killed.
Polis, adamın öldürülme nedenini hiç bulamadı.

I don’t know the reason why he doesn’t like me.
Onun beni niye sevmediğini bilmiyorum.

Yukarıdaki cümlelerde why yerine for which ve that sözcükleri de kullanılabilir:

I don’t know the reason for which he doesn’t like me.
Onun beni niye sevmediğini bilmiyorum.

The reason (that) you are so bad-tempered is that you have no money.
Bu kadar huysuz olmanın nedeni, paran olmamasıdır.

When ise, zamanla ilgili bir sözcük niteleneceği zaman kullanılır:

Sunday is the day when I am least busy.
Pazar, en az meşgul olduğum gündür.

There are times when joking is not permissible.
Şakaya izin verilmeyen zamanlar vardır.

I will never forget the day when I met my wife.
Karımla tanıştığım günü hiç unutmayacağım.

Yukarıdaki cümlelerde when yerine on which ya da that sözcükleri de kullanılabilir:

I will never forget the day on which/that I met my wife.
Karımla tanıştığım günü hiç unutmayacağım.

of whom/of which/of whose

İlgi cümleciklerinde, some, any, none, all, both, several, many, most, one, neither, few gibi sözcükler, of whom, of which ya da of whose ifadeleriyle kullanılırlar. Ana cümle ile ilgi cümleciğinin bir virgülle ayrıldığına dikkat edin:

In our company there are 75 people. Most of them are foreigners. = In our company there are 75 people, most of whom are foreigners.
Şirketimizde 75 kişi var. Bunların çoğu yabancı. = Şirketimizde, çoğu yabancı olan 75 kişi var.

Cümledeki most of them ile şirkette çalışanların çoğu kastedilmektedir. Çalışanlar da insan olduğuna göre them yerine whom getirilmiştir. Eğer them cansız ya da hayvan olsaydı which konurdu:

My friend has four cars. One of them is a BMW. = My friend has four cars, one of which is a BMW.
Arkadaşımın dört arabası var. Onlardan biri BMW. = Arkadaşımın, biri BMW olan dört arabası var.

I introduced my mother to my roommates, both of whom are basketball players.
Annemi, ikisi de basketbolcu olan oda arkadaşlarımla tanıştırdım.

I have three sisters, all of whom are attending this school.
Hepsi bu okula giden üç kız kardeşim var.

Here there are 24 flats, several of which are rather well-decorated.
Burada, birçoğu oldukça iyi dekore edilmiş 24 daire var.

I used to have a teddy-bear, both of whose eyes were missing.
İki gözü de olmayan bir oyuncak ayım vardı.

Reduced relative clauses

İlgi cümleciği yerine –ing ve past participle kullanımı…

-ing almış bir fiil, ilgi cümleciği yerine kullanılabilir. Cümlede nitelenecek isimden sonra –ing almış böyle bir fiil getirilebilir. İki cümle arasında anlam farkı yoktur:

I saw the children who were playing in the garden. = I saw the children playing in the garden.
Bahçede oynayan çocukları gördüm.

I saw some people buying hot dogs.
Sosisli sandviç alan insanlar gördüm.

Do you know the boy dancing with your sister?
Kız kardeşinle dans eden çocuğu tanıyor musun?

Aynı biçimde, past participle durumdaki bir fiil, ilgi cümleciği yerine kullanılabilir. Cümlede nitelenecek isimden sonra söz konusu fiilin past participle hali getirilir ve anlam edilgendir. İki cümle arasında anlam farkı yoktur:

Some of the people who were invited to the wedding didn’t turn up. = Some of the people invited to the wedding didn’t turn up.
Düğüne davet edilen insanlardan bazıları gelmedi.

I found the boss sitting at a table which was covered with documents. = I found the boss sitting at a table covered with documents.
Patronu, üzeri belge dolu bir masada otururken buldum.

anything that, the only thing that …

That ilgi zamiri, all, every, everything, some, something, any, anything, no, nothing, none, little, few, much, only sözcükleriyle ve sıfatların enüstünlük halleriyle (the best, the worst…) birlikte sıkça kullanılır. Bu kullanımda that yerine which tercih edilmez:

I’ve done all that I can to help her.
Ona yardım etmek için elimden geleni yaptım.

The only thing that matters is to find a flat here.
Önemli olan tek şey, burada bir daire bulmak.

It’s the worst film that has ever been made about love.
O, aşk ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kötü film.

Defining & non-defining relative clauses

İlgi cümlecikleri temelde iki tiptir:

1) Defining relative clauses = Tanımlayan ilgi cümlecikleri (Bu tip ilgi cümleciklerine identifying ya da restrictive relative clauses da denmektedir.)

2) Non-defining relative clauses = Tanımlamayan ilgi cümlecikleri (Bu tip ilgi cümleciklerine non-identifying ya da non-restrictive relative clauses da denmektedir.)

1) Defining relative clauses

Bir ilgi cümleciğinde nitelenen isim eğer belirgin değilse ve ancak ilgi cümleciği sayesinde belirgin hâle geliyorsa, bu tür ilgi cümleciklerine ‘tanımlayan ilgi cümlecikleri’ denir:

The car (which/that) my father wants to buy is very expensive.
Babamın almak istediği araba çok pahalı.

Cümledeki the car sözcüğünün hangi araba olduğu belirgin değildir. Ancak which my father wants to buy bölümü cümleye eklenince, ‘araba’ belirgin hale gelmektedir.

The assignment (that/which) the professor gave me was easy.
Profesörün bana verdiği ödev kolaydı.

Biz sadece The assignment was easy. = Ödev kolaydı desek, cümle net olmaz. Çünkü bizi dinleyen kişi(ler), ‘hangi ödev?’ diye bir soru sorma ihtiyacı duyarlar. Ancak The assignment (that/which) the professor gave me was easy. = Profesörün bana verdiği ödev kolaydı dediğimizde cümle, karşı taraf için net hale gelmiş demektir ve ‘hangi ödev?’ diye bir soru sorulmasına gerek kalmaz.

2) Non-defining relative clauses

Bu tür ilgi cümleciklerinde, söz konusu ismin nitelenmesine gerek yoktur. Zaten belirgin olan isimle ilgili fazladan bilgi verilmesi amaçlanır ve ilgi cümleciği bir virgülle ana cümleden ayrılır:

My father, who loves me very much, has made many sacrifices for my happiness.
Beni çok seven babam, mutluluğum için çok fedakârlık yapmıştır.

Bu cümlede nitelenen isim my father sözcüğüdür. ‘Babam’ deyince kimin kastedildiği bellidir ve onu ayrıca tanımlamaya gerek yoktur. Yani karşı taraf, ‘hangi baban?’ diye bir soru sormaz. Yukarıdaki cümlede tek yapılan, söz konusu kişinin babasıyla ilgili ek bir bilgi verilmiş olmasıdır ve bu da virgülle ana cümleden ayrılmıştır. Who loves me very much kısmı ana cümleden çıkarılsa bile, cümlenin anlamı ve yapısı bozulmayacağı gibi, babayla ilgili tanımlamaya yine gerek kalmayacaktır.

Tanımlamayan ilgi cümleciklerinde that kullanılmaz. Onun yerine virgülden sonra sadece which kullanılır ve bu sözcük cümleden atılamaz. Eğer tanımlanan bir insansa who kullanılır ve bu sözcük de cümleden atılamaz:

Susan, who always does my hair, has moved to another hairdresser’s.
Her zaman saçımı yapan Susan başka bir kuaföre geçti. (= Susan, always does … denmez)

Bogart starred in the film ‘Casablanca’, which was made in 1942.
Bogart, 1942’de yapılan ‘Casablanca’ filminde başrolde oynadı. (= Cümlede that kullanılamayacağı gibi which de cümleden atılamaz.)

Şimdi tanımlayan ve tanımlamayan ilgi cümlecikleri arasındaki farkı iki örnekle daha iyi anlamaya çalışalım:

1) They congratulated Ernest Hemingway, who had just won the Nobel Prize.
2) They congratulated the writer who had just won the Nobel Prize.

Birinci cümle, ‘tanımlamayan’ olarak kurulmuştur. Çünkü cümlede sözü geçen kişi Ernest Hemingway’dir. Kendisi tanınan biri olduğundan, ayrıca onu tanımlamaya gerek yoktur. Virgülden sonraki kısım, yalnızca ek bir bilgi vermektedir. Eğer bu cümle ‘tanımlayan’ olarak kurulsaydı, sanki birden fazla Ernest Hemingway varmış da, biz Nobel Ödülü alan Ernest Hemingway’den söz ediyormuşuz gibi bir anlam çıkardı. İkinci cümle, ‘tanımlayan’ olarak kurulmuştur. Çünkü cümlede sözü edilen yazarın kim olduğu belli değildir. Çıkan anlam şudur: Birden fazla yazar var ama onlar, bu yazarlar içinden Nobel Ödülü alan yazarı kutladılar. Ayrıca bu cümlenin virgülsüz olduğuna da dikkat ediniz.

Connective relative clauses

Bu tür ilgi cümleciklerinin nitelediği bir isim değil, bir cümlenin tamamıdır. İsminden de anlaşılacağı gibi birleştirici bir özelliğe sahiptirler. İlgi zamiri olarak sadece which kullanılır ve ilgi cümleciği mutlaka virgülle ayrılır:

I didn’t eat my food. This made my mother angry. = I didn’t eat my food, which made my mother angry.
Yemeğimi yemedim. Bu, annemi kızdırdı. = Yemeğimi yemedim; bu da annemi kızdırdı./Yemeğimi yememem annemi kızdırdı.

Cümlede nitelenen, food sözcüğü değil, cümlenin I didn’t eat my food kısmıdır.

Helen married a poor boy, which surprised everybody.
Helen yoksul bir çocukla evlendi; bu da herkesi şaşırttı./Helen’ın yoksul bir çocukla evlenmesi herkesi şaşırttı.