Unpaid türkçesi Unpaid nedir Unpaid ne demek

English: Most of the people working here are unpaid volunteers.
Turkish: Burada çalışan insanların çoğu, ücretsiz gönüllülerdir.

English: Ali and Mary are unpaid volunteers.
Turkish: Ali ve Mary ücretsiz gönüllülerdir.

English: Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Turkish: Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.

English: My telephone service was cut off because of unpaid bills.
Turkish: Ödenmeyen faturalar nedeniyle benim telefon hizmetim kesildi.

English: He was sentenced to 200 hours of unpaid work.
Turkish: O, 200 saat ücretsiz çalışma cezasına çarptırıldı.

Unpaid ingilizcede ne demek, Unpaid nerede nasıl kullanılır?
Unpaid balance : Bir borç hesabının kapatılması için ödeme yapmak üzere elde kalan. Borç dengesi. Ödenmemiş bakiye. Henüz ödenmemiş toplam para.

Unpaid bill : Ödenmemiş senet. Ödenmemiş fatura. Ödenmemiş poliçe.

Unpaid capital : Ödenmemiş sermaye. Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye.

Unpaid dividend : Niceliği belirtilen ancak dağıtımı yapılmamış olan kar. Ödenmemiş kar payı. Ödenmemiş temettü gelirleri. Ödenmemiş temettü. Ödenmemiş kar.

Unpaid guardian : Ücretsiz koruma. Bir maaş almadan bir malı koruyan ve kayıp veya hırsızlık olaylarından sorumlu olmayan kimse. Ücretsiz gardiyan.

Unpaid worker : Alacaklı işçi.

Unpaired : Partnersiz. Eşi bulunmayan. Tek. Eşleşmemiş. Eşi olmadan. Eşleştirilmemiş. Eşsiz. Eşi olmayan.

Unpaid vacation : Ücretsiz izin.

Unpaid premiums : Ödenmemiş prim. Yasasına göre alınacak güvence keseneklerinin ödenmesi için işverene yapılan bildiriden sonra da ödenmemiş olan kesenekler. Ödenmeyen kesenekler.

Unpainted : Boyanmamış. Boyasız.

İngilizce Unpaid Türkçe anlamı, Unpaid eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unpaid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freer : Aletsiz. Muaf. Serbest. Açık. Kısıtlanmamış. Masrafsız. Teksas eyaletinde şehir. Samimi. Bedava. Daha serbest.

Freebees : Ücretsiz olan bir şey (ayrıca freebie). Beleş. Bedava. Avanta.

For free : Para almadan. Bila ücret. Bedava. Beleş.

Honorary : Ücretsiz yapılan. Onur. Onur verici. Ücret karşılığında olmaksızın. Bir görevin karşılığında ücret alınmaksızın yapılması. Onursal.

Unrequited : Karşılık görmeyen. Cezasız kalmış. Ödüllendirilmemiş.

Failure of consideration : Tazminatsız. Ödemesiz. Telafisiz.

Arrearages : Gecikme. (ödeme vb) kalma. Gecikmiş borç. Vadesinde ödenmemiş borç. Tehire uğrama.

Unreturned : Geri verilmemiş. Yeniden seçilmemiş. Cevapsız.

Scaleless : Derecesiz.

Unpaid synonyms : pro bono, non paying, unreciprocated, complimentary, franc, dud, undischarged, unanswered, gratuitous, unrecompensed, freebee, buckshee, claimants, outright, gratis, creditors, unstamped, outstanding, unsettled, dishonored, freest, payees, volunteer, for nothing, creditor, rent free, costless, unredeemed, claimant, voluntary, obligee, uncompensated, payee.

Unpaid zıt anlamlı kelimeler, Unpaid kelime anlamı
Undue : Kanunsuz. Yakışıksız. Uygunsuz. Çok fazla. Yasaya aykırı. Yersiz. Lüzumsuz. Manasız. Usule aykırı. Münasebetsiz.

Paid : Ücretli. Verginli. Ödenmiş. Ödenen. Paralı. Ödendi. Maaşlı.

Involuntary : İrade dışı. İstençdışı. İstemeyerek yapılan. Gönülsüz yapılan. İstenmeden yapılan. İstenilmeden yapılan. İstemsiz. İstemeden yapılan. Bilinçsizce yapılan. İradedışı.